Sayfalar

28 Nisan 2012 Cumartesi

Filin Yolculuğu - Jose Saramago

Bu roman 1998 Nobel Edebiyat Ödüllü Saramago’nun son romanıdır. Bu romanı hasta yatağında yazar ve bitiremeyecek olma korkusu tek düşüncesidir son günlerinin. Şükür ki, bitirdi ve biz onun alaycı, eleştirisel bakış açılarıyla zenginleşmiş bir romanı daha kazanmış olduk.


Saramago’yu en çok “körlük” ve “görmek” adlı romanlarla tanıyoruz. Ve bu iki romanda kendi alanında kült romanlar. İnsanoğlunun zayıflıklarını, çaresizliklerini ve iyiyi-kötüyü sorgulayan romanlar. Filin Yolculuğu ise içinde biraz “komediyi” de barındırıyor diye biliriz. Olaylara nerden baktığınıza bağlı…

Saramago romanda dilbilgisi kurallarını bayağı bir değiştirmiş. Bilerek yapmış bunu ve bu romanı okumak isteyenler bu zorluğa hazır olmalılar. Çünkü romanda noktalama işareti olarak sadece nokta ve virgül kullanılmış. Büyük harfe yalnızca noktadan sonra ve diyalog başlarında yer veriliyor, özel adlar büyük harfle başlamıyor ve özel adlara ulanan ekler de tepeden virgülle ayrılmıyor. Birinin söze girdiğini büyük harfle başlayan sözcükten ve metnin gidişinden anlayabiliyorsunuz. Konuşma çizgileri ve tırnak işaretleri yok. Kimin sözü aldığını da belirtmiyor yazar.

Bu anlamda kitabın yarısına kadar hayli zorlanıyor, arada daral geçirebiliyorsunuz. Anlamadığınızı düşünüp bazı yerleri tekrar okuma ihtiyacı hissedebiliyorsunuz.

Sanırım filleri hiçbir zaman anlayamayacağım, Biliyor musunuz, ben doğduğumdan beri fillerle yaşıyorum ve onları anlamayı başaramadım, Neden, Belki de fil, bir filden çok daha fazlası olduğu içindir, Bu kadar gevezelik yeter,

Arka Kapak:
XVI. yüzyılın ortalarındayız. Portekiz kralı III. Juan filini Avusturya Arşidükü Maximillian’a hediye etmeye karar verir. Süleyman adındaki fil, soylulardan, askerlerden ve bakıcısı yoksul Subhro’dan oluşan büyük bir kafileyle Portekiz’i Castilla’yı, İtalya’yı, tehlikeli Alpler’i kat ederek Tuna üzerinden Viyana’ya yolculuk etmek zorunda kalır.

Saramago’nun en neşeli hikayesi olarak nitelenen Filin Yolculuğu işte bu kadar basit ama bir o kadar da renkli. Arşidük Maximilian’ın ayak izlerinin peşinden giden bu anlatı tarihi bir roman değil, gerçek olaylarla kurmacanın müthiş bir bileşimi: Bir filin çevresinde düzenlenen yolculuğu değil de, filin çevresindeki dünyayı nasıl düzenlediğini anlatırken büyük edebiyat yapıtlarında olduğu gibi, gerçek ile kurmacanın ayrılmaz bir bütün olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Fil Süleyman’nın başkahraman ve tüm insanlık komedisinin sessiz izleyicisi olduğu bu roman, Saramago’nun alışık olduğumuz metaforlarının, keskin gözlemcilğine eşlik eden acı alay ve incelikli mizah duygusunun yanı sıra, beklenmedik bir şefkat, yumuşaklık ve sevecenlikle de dokunmuş. Nobel edebiyat Ödüllü yazarın bu son ve keyifli romanı, sıra dışı kurgusuyla çarpıcı olduğu kadar da neşeli bir eser.

Filin Yolculuğu
Turkuaz Kitap
Çeviren: Pınar Savaş
198 s.

Jose Saramago: 1922’de Portekiz’in Ribatejo bölgesinde yoksul bir ailenin oğlu olarak doğdu. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlükten çevirmenliğe kadar pek çok işte çalıştı. 1972-1973 yılları arasında Diario de Lisboa gazetesinde siyasi yorumlar yazdı, kültür eki editörlüğü ve editör yardımcılığı yaptı. 1979 yılından itibaren kendini yazmaya adadı. Eserleri yirmiden fazla dile çevrildi. 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. 18 Haziran 2010’da ölene dek Kanarya Adaları’ndaki Lanzarote’de İspanyol eşi Pilar del Rio ile yaşamaktaydı.

1 yorum: