Bu
roman 1998 Nobel Edebiyat Ödüllü Saramago’nun son romanıdır. Bu romanı hasta
yatağında yazar ve bitiremeyecek olma korkusu tek düşüncesidir son günlerinin.
Şükür ki, bitirdi ve biz onun alaycı, eleştirisel bakış açılarıyla zenginleşmiş
bir romanı daha kazanmış olduk.
Saramago’yu
en çok “körlük” ve “görmek” adlı romanlarla tanıyoruz. Ve bu iki romanda kendi
alanında kült romanlar. İnsanoğlunun zayıflıklarını, çaresizliklerini ve
iyiyi-kötüyü sorgulayan romanlar. Filin Yolculuğu ise içinde biraz “komediyi”
de barındırıyor diye biliriz. Olaylara nerden baktığınıza bağlı…
Saramago
romanda dilbilgisi kurallarını bayağı bir değiştirmiş. Bilerek yapmış bunu ve
bu romanı okumak isteyenler bu zorluğa hazır olmalılar. Çünkü romanda noktalama
işareti olarak sadece nokta ve virgül kullanılmış. Büyük harfe yalnızca noktadan
sonra ve diyalog başlarında yer veriliyor, özel adlar büyük harfle başlamıyor
ve özel adlara ulanan ekler de tepeden virgülle ayrılmıyor. Birinin söze
girdiğini büyük harfle başlayan sözcükten ve metnin gidişinden anlayabiliyorsunuz.
Konuşma çizgileri ve tırnak işaretleri yok. Kimin sözü aldığını da belirtmiyor
yazar.
Bu
anlamda kitabın yarısına kadar hayli zorlanıyor, arada daral
geçirebiliyorsunuz. Anlamadığınızı düşünüp bazı yerleri tekrar okuma ihtiyacı
hissedebiliyorsunuz.
Sanırım filleri hiçbir zaman
anlayamayacağım, Biliyor musunuz, ben doğduğumdan beri fillerle yaşıyorum ve
onları anlamayı başaramadım, Neden, Belki de fil, bir filden çok daha fazlası
olduğu içindir, Bu kadar gevezelik yeter,
Arka
Kapak:
XVI.
yüzyılın ortalarındayız. Portekiz kralı III. Juan filini Avusturya Arşidükü
Maximillian’a hediye etmeye karar verir. Süleyman adındaki fil, soylulardan,
askerlerden ve bakıcısı yoksul Subhro’dan oluşan büyük bir kafileyle Portekiz’i
Castilla’yı, İtalya’yı, tehlikeli Alpler’i kat ederek Tuna üzerinden Viyana’ya
yolculuk etmek zorunda kalır.
Saramago’nun
en neşeli hikayesi olarak nitelenen Filin Yolculuğu işte bu kadar basit ama bir
o kadar da renkli. Arşidük Maximilian’ın ayak izlerinin peşinden giden bu
anlatı tarihi bir roman değil, gerçek olaylarla kurmacanın müthiş bir bileşimi:
Bir filin çevresinde düzenlenen yolculuğu değil de, filin çevresindeki dünyayı
nasıl düzenlediğini anlatırken büyük edebiyat yapıtlarında olduğu gibi, gerçek
ile kurmacanın ayrılmaz bir bütün olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Fil
Süleyman’nın başkahraman ve tüm insanlık komedisinin sessiz izleyicisi olduğu
bu roman, Saramago’nun alışık olduğumuz metaforlarının, keskin gözlemcilğine
eşlik eden acı alay ve incelikli mizah duygusunun yanı sıra, beklenmedik bir
şefkat, yumuşaklık ve sevecenlikle de dokunmuş. Nobel edebiyat Ödüllü yazarın
bu son ve keyifli romanı, sıra dışı kurgusuyla çarpıcı olduğu kadar da neşeli bir
eser.
Filin
Yolculuğu
Turkuaz
Kitap
Çeviren:
Pınar Savaş
198
s.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder