Sayfalar

7 Aralık 2011 Çarşamba

Hugo - Martin Scorsese


İşte bir akşam daha kendime zaman ayırabileceğim ve hemen yeni vizyona giren "Hugo" adlı filme gitmek için program yapıldı tarafımdan. Yönetmeni "Sıkı dostlar" "Paranın rengi" "Köstebek", "Taksi şöförü", "Casino" filmlerinden beğendiğim Martin Scorsese.

Hugo yönetmenin ilk 3D filmi.

Gelelim filme; Brain Selznick'in sihir temalı çocuk romanından uyarlanan filmde Hugo Carbet babasını bir yangın kazası sonucu kaybeder ve amcasıyla yaşamaya başlar. Amca alkolik, ayyaş bir adamdır. Bir tren istasyonunda saatleri kurmaktır işi. Hugo'ya bu işi öğrettikten sonra ortadan kaybolur. Hugo da saatleri doğru kurduğu sürece hayatını o istasyonda devam ettirme çabasındadır. Ama Hugo'nun çok özel bir yeteneği vardır. Eline geçirdiği kurulabilen herşeyi tamir edebilir. Bu sayede bir adamla tanışır ve dünyada olmasının bir amacı olduğunu anlar. Ama başka amaçlarıda vardır. Onlarıda filmi seyredince görürsünüz.







Görsel açıdan çok etkiliyici bir film. Çok güzel ufacık detaylar dikkatinizi her daim uyanık tutuyor. Sürükleyicilik açısından biraz yavaş kalmış olsada seyretmeye değer.  Ben izlemekten keyif aldım.

1 Aralık 2011 Perşembe

Dedemin İnsanları - Çağan Irmak



Dün akşam Nevzat evdeydi. Fırsat bu fırsat uzun zamandır devamlı ertelediğim sinemaya gitme isteğimi hayata geçirdim. Üstüne üstlük TBB'nin eğitimine gidecektim ve akşam erken çıkacaktım. Bu fırsat kaçmazdı.

21 Kasım 2011 Pazartesi

Ataistler için Din - Alain De Botton


Alain de Botton, bence yeniçağ felsefecilerinin bir numarası. Bu kitapla yazar Türkiye’deki okuyucuları için özel bir de jest yapmış. İngiltere’de 2012 yılında yayınlanacak olan kitap yazarın özel izniyle ilk kez Türkiye’de Ekim 2011’de yayına çıktı.

19 Kasım 2011 Cumartesi

Mavi Orman - Defne Suman

Mavi Orman bir yoga öğrencisi ve öğretmeni olan Defne Suman’ın “günlük” tarzı yazılmış yazılarından oluşuyor. Hava, Su, Toprak, Ateş ve Boşluk adını verdiği bölümlerinde; yogaya nasıl başladığını, yogalı bir hayat tarzını, ailesini, sevgililerini, arkadaşlarını, İstanbul-Portland arasında gidiş gelişlerini çok sade, anlaşılır ve akıcı bir dille anlatıyor.